Küçük Şirketler Sürdürülebilir mi ?

Sürdürülebilirlik stratejileri bugün ile gelecek arasında bir yerde olmalıdır. Sürdürülebilirlik büyük ve yapılı kurumsal şirketlerin rekabet savaşında avantajlı bir duruma geçmesini sağlamaktadır. Sürdürülebilirlik yatırımları, KOBİ’ler için uygulanabilirlik sorunları oluşturabilir. Bu sorunlar özellikle; sektöre giriş engellerinin yükselmesi, artan maliyetler, küçük bütçeler ve sınırlı müşteri tabanı olacaktır.

Sürdürülebilirlik kavramı, Türkiye piyasalarında son bir kaç yılda hızlı bir şekilde gündeme oturdu. Özellikle 1990’larda belirli sürelerde karlılık ve büyüme kavramlarını ön planda tutan şirketlerin çoğu, 2000’lerden sonra farklı yaklaşımları benimsemeye başladı. Elbette bunda hem Türkiye’de kısa vadeli kararlar ve uygulamalar nedeniyle batan bankaların hem de özellikle finansal suistimaller nedeniyle kurumsal skandallara adı karışan Enron, Tyco International, Adelphia, Peregrine Systems ve WorldCom’un önce dünyada sonra da Türkiye’de sürdürülebilirlik akımlarının başlamasında payları var.

Büyük ve kurumsal firmalar, kendileri için oldukça önemli olan sürdürülebilirlik konusunu, sadece şirketlerin sürdürülebilirliği olarak değil aynı zamanda dünyanın ekolojik olarak sürdürülebilirliğini de güvence altına almaya başladı. Gerçi iş hayatının garipliği, sürdürülebilirlik konusundaki yatırımların en fazla petrol ve çimento şirketleri tarafından yapılmasında. Sizce de bunun sebebi, dünyanın sürdürülebilirliğine en fazla zarar verenler olmaları olabilir mi? Ancak bu yatırımlarını takdir etmediğimizi söyleyemeyeceğim.

Şu anda şirketler artan sürdürülebilirlik problemleriyle karşılaşırken, karlılığı artırmaya ve maliyetleri düşürmeye çalışıyor. Aslında yöneticiler var olmaya ve şirketlerini yaşatmaya çalışıyor. Ancak sadece yaşam savaşı veriyor olmak şirketler için fazla umut verici değil. Bu yüzden karlılık ve maliyetler arasında sıkışmış yöneticiler için sürdürülebilirlik çok daha önemli hale geliyor. Sürdürülebilirlik için, sistemlerin uygulandıkları anda görünür sonuçlar getirmeleri gerekiyor.

Örneğin, icra ya da yönetim kuruluna sizin için 10 yıl vadede getirisi olabilecek bir yatırımı kabul ettirebilmeniz neredeyse imkansız. Eğer görünür sonuçlar olmazsa -ve bu sonuçlar kısa vadede olmazsa hiç bir yatırımın onaylanması mümkün olmayacaktır. Üstelik Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin çalışma sürelerinin 3-5 yıl arasında olduğunu düşünürsek, yöneticilerin kısa vadede maliyetlere katlanıp uzun vadede kendilerinden sonraki yöneticinin kendisinin sağlamış olduğu avantajları yaşamasını kabul edeceğini pek sanmıyorum. Nakit havuzu içerisinde yüzen bir aile şirketi değilseniz, bir şirketin uzun vadeli yatırım yapmasını oldukça düşük bir olasılık olarak görüyorum. Ancak sürdürülebilirliğe ekonomik ilerleme, sosyal sorumluluk ve çevre koruma anlayışı arasında bir denge olarak bakıldığında, sürdürülebilirlik, rekabetçi bir avantaj sunabiliyor. Eğer bu konularla ilgili sektörde bir standart oluşturulabilinirse, bu, tüm büyük firmalar için önemli bir avantaj olacaktır.

Hemen bir örnek vereyim; kara taşımacılığı sektöründesiniz, karların arttığı dönemde sektöre birçok yeni firmanın girdiğini gözlemleyebilirsiniz. Çünkü kara taşımacılığı fragmante bir sektör olduğundan çok yüksek olmayan yatırımlarla ve küçük ünitelerle iş yapma şansına sahip olabilirsiniz. Ancak eğer aynı sektörde daha büyük bir firma iseniz, çevre kirliliğini önleyecek ekstra maliyetli bir sistemi araçlarınıza yerleştirebilirsiniz. Üstelik bunu yasal olarak zorunlu hale de getirebilirsiniz. Bu durumda sektöre giriş için başlangıçta bir maliyete katlandığınız düşünülse de kendi sektörünüze giriş engeli oluşturmuş olursunuz. Üstelik bazı kurumsal tüketiciler çevreye ilişkin önlemleriniz nedeniyle size tercih edeceklerdir. Yani sürdürülebilirlik yatırımlarınızın direkt ve hemen görülebilir sonuçları olabilir. Sürdürülebilirlik stratejileri bugün ile gelecek arasında bir yerde olmalıdır.

Dürüst olmak gerekirse sürdürülebilirlik büyük ve yapılı kurumsal şirketlerin rekabet savaşında avantajlı bir duruma geçmesini sağlamaktadır. Sürdürülebilirlik yatırımları, KOBİ’ler için uygulanabilirlik sorunları oluşturabilir. Bu sorunlar özellikle; sektöre giriş engellerinin yükselmesi, artan maliyetler, küçük bütçeler ve sınırlı müşteri tabanı olacaktır. Ancak şunu öngörmek oldukça önemli.

Küçük olmanın ya da küçük kalmanın mümkün olamayacağı bir yüzyıldayız. Artık yöneticiler olarak seçimlerimizi ya büyük olmak ya da yok olmak arasında yapıyor olacağız.

Log In or Sign Up

Log in with Facebook

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?